Ayhan beni çok mutlu ediyor

Selam ben nihal Götten hiç vermedim ama meraktan ölcem ya nasıl bişey acaba!
NUMARAM: 0035 351 57 33 01

Adım Necla. 22 yaşında, kısa
boylu, iri memeli, dar belli, dolgun
kalçalı, kendime göre sexy
birisiyim. Ama boyumun kısalığı
nedeniyle erkeklerin hep
tercihinin dışında kalmış, Kuaför
dükkanı işleten bir bayanım.
Dükkanımda kadınların çeşit çeşit
sikiş fantazilerini dinleyerek
sekse ilgim ve merakım giderek
artıyordu. Kendime erkek
arkadaş edinir, çoğunlukla daha
ilk buluşmamızda, en fazla ikinci
veya üçüncü buluşmamızda ise
ayrılırdık, hep sorun boyumun
kısa olmasıydı (boyum çok kısa,
hatta bazen bana Cüce diye
takılırlar!). Bu olay canıma tak
etmişti, ama ne çare, bayanlar
sikişmekten anlattıkça ben
kuduruyor, boyama odasına
geçerek amıma basıyordum
parmağımı…
Babamı, arabasını yıkarken
düşmesi sonrasında kanamasının
devam etmesi nedeniyle
hastaneye yatırmıştık. Erkek
kardeşimizin olmaması, diğer iki
ablamın da evli olmaları, annemin
de (2 sene önce) ölmesi
nedeniyle, babamın yanında ben
kalıyordum. Babamın kaldığı oda
3 kişilik bir odaydı ve herkesin
refakatçısı vardı. İçlerinde tek
bayan bendim ve herkes gibi
koltuklarda uyukluyordum. Bir
ara yukarı köylerden bir hasta
daha geldi, onu da taburcu olan
hastanın yatağına yatırdılar.
Onun da yanında erkek refakatçı
kalıyordu ve ben yine koltuklarda
uyumaya devam ediyordum.
Babamın kanaması devam ettiği
için de bırakmama izin
verilmiyordu. Hemşire bana,
babam için acil olarak kan
bulmam gerektiğini, stoklardaki
kanlara ilave yapılması
gerektiğini söyledi. Babamın kanı
ise zor bulunuyordu. Tanıdığım
herkesi aradım, ama kan verecek
kimse bulamadım. Polis, Belediye,
Radyo derken kan
bulamamıştım…
Ben sıkıntıdan ağlarken, yeni
gelen hastanın damadı (ismininin
Ayhan olduğunu öğrendim, 1.80
boylarında, iri yapılı, ela gözlü, kel
birisiydi fakat kelliğine rağmen
yakışıklı görünüyordu, Samsunda
memurmuş), bana neden
ağladığımı sordu. Ben de babama
kan aradığımı, bulmamın
imkansız olduğunu söyledim.
Şansa bak! Gökte ararken yerde
bulmuştum! Onun kan gurubu da
aynıymış ve babama kan
verebileceğini söyledi. Bunu
duyar duymaz kendisine sarılrak
teşekkür ettim (ancak boyum çok
kısa olduğu için göğüs kısmına
bile gelemiyordum). Konuşa
konuşa hemen kan bankasına
gittik. Arkadaşlarından kan
gurubu uyanlar olduğunu,
gerekirse isteyebileceğini söyledi.
Birlikte içeri girdik. 3 ünite daha
acil olarak kan bulmamız

gerektiğinin söylenmesi üzerine
arkadaşlarını aradı. Bir müddet
sonra bulamadığım kandan 4
ünite daha kan daha gelmiş ve
çok mutlu olmuştum…
Kanını verdikten sonra kendisine
tatlı ısmarlamak istediğimi
söyledim. O da, “Zaten
ısmarlamasan bile ben yemek
zorundayım.” dedi ve birlikte
pastane kısmına geçtik. Onun
sevdiği tatlılardan aldık. Ben
tatlıların parasıı ödeyeceğim
zaman, “Bayana hesap ödetmek
erkeğin şanına sığmaz!” diyerek
bana ödetmedi. Onun bu
hareketi nedense bana göre
sanki beni sikmenin altyapısını
hazırlıyor gibi gelmişti. Tatlıları
yerken bana, “Eşiniz ne iş yapar?”
dedi. Ben de, “Bekarım…” dedim.
Kendisi ise, “Ben evliyim, iki
çocuğum var, eşim öğretmen,
kendisi gelemedi, ben
kayınpederin yanında kalacağım,
üç tanede zibidi kayınçom var
ama geleceklerini de tahmin
etmiyorum, ihale emir
doğrultusunda bana kaldı.” dedi.
Tatlılar yendikten sonra birlikte
tekrar hastalarımızın yanına
gittik. Babama Ayhanı tanıştırdım,
“Kan veren şahıs baba, (yatan
hastayı gösterek) bu amcanın da
damadıymış.” dedim. Tanıştıktan
sonra, geleneksel hasta
muhabbeti fala derken gece
olmuş benim yatacak yer sıkıntım
yine başlamıştı. Herkes koltuğuna
yatarak uyuyor, ama ben
yatamıyordum, üzerimdeki tayt
nedeniyle çoğu beni dikizliyordu.
Bir ara Ayhan bana yaklaşarak,
“Ben babanıza bakarım, siz
evinize gidin!” dedi. Ben de
evimizin Giresunda olduğunu,
başka da gidecek yerimin
olmadığını söyledim. Ayhan kendi
koltuğunu da bana vererek iki
koltuğu birleştirip dışarı çıktı. Kaç
gündür doğru düzgün
uyuyamadığım için hemen
uyumuşum. Bir müddet sonra
koluma bir dürtme ile uyandım.
Ayhan. Bana yan taraftaki özel
odanın hastası gelinceye kadar
anahtarını görevlilerden temin
ettiğini, orada rahat rahat
uyuyabileceğimi söyledi. Birlikte
bakmaya gittik. İçeride hasta
yatağından hariç çekyat ve duş
vardı. “Teşekkür ederim!” deyip
yine sarılarak öpmek istedim,
ama yüzüne ulaşamıyordum.
“Çok iyisiniz, sizi öpebilirmiyim?”
dedim. Eğildi, yanaklarından
öptüm ve sonra tekrar
sarıldığımda, göğüslerimin
arasından başlayıp çeneme
doğru uzanan bir kabarıklık
hissettim. Siki sertleşmişti ve
sikinin kalp atışı gibi
hareketlerini göğüslerimin
arasında hissediyordum. Aslında
hiç bırakmak istemiyordum, fakat
Ayhan, “Ben artık hastamın
yanına gideyim…” deyince
sarılmayı bıraktım. Ayhan
gittikten sonra hemen güzel bir
duş aldım ve duşun altında
kendimi tatmin ederek çekyata
uzandım, uyudum.
Koridordan bağrışma sesleri
üzerine uyandığımda gece 4
sıralarıydı. Hemen çıktım
bakmaya neler oluyor diye. Diğer
koğuşta yatan hastalardan biri
ölmüştü. Ölen hastanın
yakınlarının gürültüsüne Ayhan
da uyanmış ve ayakta idi. Ölü
yakınları gittikten sonra babama
bakmaya gittim. Babam mışıl
mışıl uyuyor, diğer hasta yakınları
ise horluyorlardı. Ayhan
koltuğuna yatacağı sırada, ben
ani bir kararla, “İçeri gelirmisiniz,
bunların yanında uyunmaz!”
dedim ve elinden tutarak odaya
aldım. “Çekyatta siz yatın, ben de
hasta yatağında yatarım.” dedim.
Ayhan da, “Hasta yatağında
kimse yatmasın diye özellikle
tembihlediler, ben en iyisi yine
gidip koltukta yatayım!” dedi.
“Ozaman çekyatta birlikte yatalım,
ikimiz rahat sığarız!” dedim.
“Bilmem ki nasıl olur?” falan dedi,
fakat ben ısrar edince kabul etti…
Sırt sırta vererek yattık çekyata.
Ayhan duvardan tarafa yatmıştı.
Birkaç dakika sessiz yattıktan
sonra ikimiz de uyuyamamış,
ikimizde de kıpırdanmalar
başlamıştı. Çekyatta bir ben o
yana, bir o bu yana birkaç kere
dönüp durduktan sonra, en
sonunda benim kalçam onun
sikine dayanmış şekilde kalmıştık.
Ayhanın siki kalkmış ve götüme
baskı yapıyordu. Ben de götümü
sikine bastırıyordum. İkimiz de
konuşmuyorduk, ama bu durum
ikimizin de hoşuna gidiyordu. Bir
süre böyle yattıktan sonra
Ayhana, “Siz de uyuyamadınız
ha?” diye sordum. “Evet, uykum
kaçtı!” dedi. Yönümü Ayhana
döndüm ve gülerek, “Sizinkinin
de uykusu yok galiba!” dedim.
“Anlamadım?” dedi. “Aletiniz!”
dedim. “Haa, o mu? Sizin
yüzünüzden heyecanlandı!” dedi
gülerek. Elimi pantolonun önüne
atarak sikinin üzerinde
gezdirdim, “Rahatlatmamı
istermisiniz?” dedim. “İsterim
istemesine de, yakalanmayalım!”
dedi. “Bu saatte kim gelir ki?”
dedim ve hemen (kuaföre gelen
müşteri karıların anlattığı gibi)
fermuarını açarak elimi sikine
attım…
Sikini biraz ovuşturduktan sonra
tamamen kazık gibi oldu. Sikini
yerinden çıkardım, çok büyük ve
iri idi. İlk defa canlı yarrak
görüyordum. Damarları şişmiş,
sikinin başı alev topu gibiydi.
İyice ileri geri sıvazladım, sonra
elimi tükürükledim tekrar
sıvazladım. Başımı tutarak,
“Emmek istermisin?” dedi. “İlk
kez dokunuyorum…” dedim.
“Bakiremisin?” dedi. “Evet!”
edim. “O zaman sadece
oynaşalım, ileri gitmeyelim!” dedi.
“Benim için fark etmez, ben size
ayak uydururum!” dedim ve
sikini emmek istedim, ancak
ağzıma sığmıyordu ve nasıl
yapılacağını da açıkcası
bilmiyordum. Sonra birden
doğruldu ve beni kucağına aldı,
dudaklarıma öyle bir yumuldu ki,
beni suyumu çıkartırcasına
sıkıyor, iri ve geniş elleriyle
popomu avucunun içine almış
iyice yoğuruyordu. Kucağında bir
iki dakika içinde benim orgazm
olarak zangır zangır boşalmam
bir oldu. Sarsıla sarsıla boşalmam
bitince, “Hayırdır, hemen
geçtiniz!” dedi. “Ne yapayım,
elimde değil, bir hoş oldum!”
dedim.
Sonra benim memelerimi
okşamaya ve sıkarak yoğurmaya
başladı. Üzerimdeki penyemi
çıkardı, memelerimi görünce,
“Boyun biraz küçük ama
göğüslerin bayağı dolgun ve taş
gibi!” diyerek sütyenimi de
çıkardı. “Cücelere benziyorum
değil mi?” dedim. “Yok öyle
demek istemedim…” dedi.
“İstersen bana Cüce diyebilirsin
sikicim!” dedim, iyice tahrik
olmuştum çünkü. “Bana sikicim
mi dedin?” dedi. “Evet sikicim
olmanı istiyorum, beni sikmeni
istiyorum!” dedim. “Nasıl olacak
bu iş? Sen bakiresin!” dedi.
“Olsun sik beni, zaten başka
sikende olmaz, herkes boyuma
taktı!” dedim. “Boy önemli değil
güzelim, kutu iyi olsun yeter! Ama
ilk kez bu kadar küçük boylu
birisiyle sevişiyorum, daha
önceden hanımın kısa boylu bir
arkadaşını sikmiştim, ama o
senden 20-25 cm büyüktü.
Üstelik benim aletim biraz büyük,
boyu 21 cm, bu yüzden eşimle
sıkıntı yaşıyorum, sen
alabilirmisin bilemem?” dedi. Ben
de gülerek, “Olsun, alabildiğim
kadarıyla sokarsın!” dedim.
Sonra beni çekyata uzatarak
taytımı çıkarttı ve pembe tangamı
görünce, “Sen de az değilmişsin!”
dedi. Eliyle tangamı bir sağa
çekiyor bir sola çekiyor, amımı
sıvazlıyor, “Ne kadar temiz amın
var, kaymak gibi! Ağda mı
yapıyorsun, ilk kez bu kadar
pürüzsüz bir am görüyorum.”
dedi. “Hayır, tüy dökücü krem
kullanıyorum!” dedim. Amıma
yumulup emmeye başladı. Dilini
amımın derinliklerine soktukça,
zevkten bağırmamak için
kendimi zor tutuyordum. “Ayhan
bey biraz daha emersen zevkten
çığlığı basacağım,
dayanamıyorum!” dememle bir
kez daha boşalmam bir oldu.
Ayhan da, “Ohooo işimiz var
senle, daha yalarken bağırmamak
için kendini zor tutuyorsan,
benim bu azmanı sokarsam
hastaneyi başımıza toplarsın, ne
yapacağımı bilmiyorum!” dedi.
Ben de, “Ne olur sik beni,
bağırmamaya çalışırım, en
azından deneyelim!” dedim.
“Tamam ozaman!” diyerek ve
pantolonunu çıkardı. Donunu da
indirdiğinde gözlerime
inanamadım, ellediğim kadarı da
içerideymiş, o kadar büyük
olduğunu bilseydim hiç
sulanmazdım, korkmaya
başlamıştım…
Tangamı çıkarıp amımdan akan
sularla sikini iyice ıslattı, amımı
biraz parmakladı ve sikini tekrar
ağzıma yaklaştırıp, “Azıcık em,
bunun tadı burada!” dedi ve
sikini ağzıma dayadı. Ancak başı
yumruğum kadar vardı, ağzıma
almak istedim fakat sığmıyordu.
Yüzüme dayanmış haliyle boyu
çenemle başımı geçiyordu. Sikini
başını biraz yalayıp çevresini
tükürükledim ve “Yeter, hadi sik!”
dedim. Sonra sütyenimi alarak
ağzıma soktum, sütyenimi ısırıp
elimle de ağzımı kapattım. Ayhan
gülerek, “Ne oluyor?” dedi. Ben
de, “Kıyamet kopacak şimdi, hadi
hazırım!” dedim. Beni çekyatın
ayak kısmına çekti, kendisi yerde
kalarak yastığı katlayıp altıma
doldurdu. Ayakalarımdan çekerek
amımı sikinin hizasına getirdi ve
sürtmeye başladı. Artık sikilmek
için can atıyordum, ama o
kocaman yarrağın amıma nasıl
gireceğini hesaplayamıyordum.
Sikini aşağı yukarı sürterek
amımın üzerinde gezdirirken ben
tekrar boşaldım. Bu sefer
amımdan resmen kanal gibi su
akıyordu…
Amımdan çıkan sularımla sikini
iyice ıslatıp, sikinin kafasını
amıma dayadığında, siki amımın
dudaklarıyla birlikte içeriye
girmek istiyordu. İki elimle
amımın dudaklarını sağa sola
açtım. Ama o hala sokmak için
uğraşıyordu. Ben de ağzımdaki
sütyeni iyice ısırıp dişlerimi
sıkarak, onun bastırarak girmeye
çalışmasına alışıyordum. Epey bir
uğraştan sonra sonunda başı
girmiş ve ben derin bir Ohhh
çekmiştim. Ayhan da, “Oh be başı
girdi, gerisi gelir!” diyerek iki
eliyle tuttuğu sikiyle ileri geri
yaparak milim milim sokuyordu.
Amımı yara yara birazı daha
girdiğinde nerdeyse nefes
alamıyordum. Kasıklarımı tutup
beni kendisine çekerek belimi
yukarı kaldırdı. Belim kırılacak
gibi kasılmıştım, ama amımın
biraz açıldığını hissediyordum.
Bir kaç kez ileri geri yaparak
biraz daha soktu ve “Sıkı dur
şimdi, tamamını sokacağım,
bağırma!” dedi. Dişlerimi
sıkmamla, onun da bastırıp
yüklenmesi ve amımdaki
yanmanın başlaması bir oldu.
Amımın içinde yangın vardı
artık…
Siki amımın içerisini dağıta
dağıta ilerliyor, içimde ılık bir
sızıntı hissediyordum. Biraz daha
git gel yaptıktan sonra tamamen
abanarak tümünü bir çırpıda
amımın derinliklerine indirdi.
Sonunda kızlığım gitmişti. Sikinin
içimde başka yerleri de gerdiğini
hissediyordum. Bir kaç kez git gel
yaptıktan sonra çıkardığında siki
kıpkırmızı kan olmuşutu. Sikini
niye çıkardığını anlayamadım,
ben daha sikilmek istiyordum,
ağzımdaki sütyeni çıkarıp, “Bu
kadar mı?” dedim. “Dur!” dedi ve
külodumu alarak sikini ve amımı
iyice sildi, “Çantanda kremin var
mı?” dedi. “Var!” deyip çantama
uzandım ve kremi verdim. Kremle
sikini iyice kremledikten sonra
amıma tekrar yerleştirdi. Bu sefer
tıkır tıkır giriyordu. “Madem
kremle bu kadar kolay olacaktı,
neden ilk seferinde yapmadın?”
dedim. “İlk sikilmenin farkını ve
tadını anla diye yapmadım!”
diyerek amıma pompalamaya
devam etti…
Belim uyuşmuştu, “Artık altımdaki
yastığı alsanız!” dedim. Altımdaki
yastığı çekip attıktan sonra
bacaklarımı omzuna alıp öyle bir
abandı ki, herifin sadece göbek
ve göğüs kısımlarındaki kıllarını
görebiliyordum, yüzünü görmem
imkansızdı. Beni ikiye katlamış
gibiydi. Boyum zaten kısaydı, bu
pozisyonda kendimi daha da
kısalmış gibi hissettim. O ise iyice
abanarak tamamını sokup
çıkartmaya devam ediyordu. Her
sokup çıkardığında amımdan
‘Cork Cork’ sesler geliyordu. Çok
ağırdı, ama sikişi zevkliydi. Ona
ayak uydurmaya çalışıyordum,
ama nefes alışım zorlaşmıştı.
Durdu, eğilip dudağımı öperek,
“Yorulduysan başka pozisyon
deneyelim!” dedi. “İyi olur valla!”
dedim. Amımdan çıkmadan beni
kucağına aldığı gibi, oyuncak
bebek gibi kucağında odanın
içerisinde dolaştırarak sikinin
üzerinde hoplatıyor, bazen de
yatağa, buzdolabına dayayarak
sikmeye devam ediyordu. Sırtımı
duvara iyice yapıştırıp hızlı hızlı
vurdura vurdura siktikten sonra,
çekyatın üzerine oturdu ve beni
kucağında indirip indirip
kaldırmaya başladı. Bu
pozisyonlarda kaç kez
boşaldığımı hatırlamıyorum bile.
Sonra amımdan çıkmadan
sırtüstü uzandı ve beni belimden
tutarak indirip kaldırmaya
başladı. Beni öyle zıplatıyordu ki,
sanki elinden kurtulup
düşecekmişim gibiydim. Daha
sonra beni kaldırıp indirmeyi
bıraktı ve “Biraz da kendin
istediğin gibi devam et!” dedi.
Bacaklarım uyuşmuştu, pozisyon
değiştirmek için üzerinden
kalktığımda amımdan sular
akıyordu. Amımın deliği kocaman
olmuş, altımda ise kolum kadar
yarrak kafasını oynatarak amıma
bakıyordu. Diz çökerek yavaş
yavaş yarrağın üzerine inmeye
başladım, üstüne oturmamla
amımın derinliklerine kadar
indirmem bir oldu. Üzerinde
kalçalarımı kıvırtarak daireler
çizerek gidip geliyordum. Bir süre
sonra Ayhanın yüzünün şekilleri
değişmeye ve vücudu kasılmaya
başladı. Sonra birden, “Kalk
boşalıyorum!” diyerek belimden
tuttu ve beni üzerinden itti.
Yerdeki taytımı alıp sikine
götürdü ve boşalmaya başladı.
Öyle bir boşalıyordu ki, taytımın
sağından solundan menileri
taşıyor, etrafa akmaması için
taytımı sürekli katlıyordu…
Boşalması iyice bitince o
kocaman yarrak yavaş yavaş
söndü. Beni tutarak, yüzümü
yüzünün hizasına gelcek şekilde
yanına çekti ve “Şimdi kadın
oldun, pişmanmısın?” dedi. “Niye
pişman olayım ki? Aksine çok
memnunum! Hem sikilmeyi
kendim istedim! Sikilmek için üç
dört kez erkek bulmuştum, ama
boyum kısa diye sikmediler beni,
o yüzden sana çok teşekkür
ederim! Hem biliyormusun bu
boyumla beni kimse almaz zaten!
Beni sikmek istediğin zaman
sana gelirim, sikersin!” dedim.
Ayhan da, “Düşünürüz…” dedi.
Ve babam 23 gün sonra taburcu
olana kadar her gece sikiştik.
Bazen özel odada, bazen de
arabasında sikişmenin tadını
çıkardım. Babamdan 2 hafta
sonra da Ayhanın kayınpederi
taburcu oldu. Ama sikişmeye
devam ediyoruz, kendimi Ayhana
siktirmek için Samsuna
gidiyorum, amımı doldurup geri
geliyorum. Ne yapayım, boyum
kısa diye kimse beni sikmek
istemiyor. Kısa boyluysam ne
olmuş ki, herkesteki am bende de
var

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir